• BIST 75.727
  • Altın 129,878
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara -7 °C

Bozdağ: ABD Gülen'i iade etmezse...

Bozdağ: ABD Gülen'i iade etmezse...
ABD'de Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in iadesiyle ilgili temaslarını sürdüren Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Eğer Türkiye'de bu kadar suç işlemiş, bu kadar cinayette eli olan ve halen terör eylemlerine devam eden bir terör örgüt lide


FETÖ elebaşı Gülen'in iadesine yönelik temasları kapsamında dün  Washington'da ABD Adalet Bakanı Loretta Lynch ile görüşen Adalet Bakanı Bozdağ,  bugün NTV kanalının canlı yayınına katıldı.
 
Gülen’in iadesiyle ilgili karara yargısal süreçlerin sonunda karar  verileceğini bildiklerini anlatan Bozdağ, bu hukuki sürece saygı duyduklarını,  ancak ABD’nin bu hukuki süreci hızlandırmasını beklediklerini dile getirdi.
 
Bozdağ, "Bu dosya gibi sağlam bir dosyada geçici tutuklama  çıkmayacaksa, dünyanın hiçbir ülkesinde geçici tutuklama taleplerinden tutuklama  çıkmaması lazım. O kadar sağlam bir dosya. Bizim eleştirimiz, bu kadar insanın  kanında eli olan bir örgüt liderinin bu kadar serbest bir şekilde hareket ediyor  olmasınadır. Hiçbir kısıta tabi olmadan terör örgütünü ve eylemlerini hala  yönetmesidir. Türkiye’nin bunu kabul etmesi asla beklenmemelidir." ifadelerini  kullandı.
 
"Gülen’in başka bir ülkeye kaçmak için arayışta olduğuna dair elimizde  güçlü istihbarat delilleri var." diyen Bozdağ, ABD’nin bugüne kadarki dosyalardan  farklı bir şekilde bu dosyaya hassasiyet gösterdiğini, Türkiye’ye uzmanlarını  gönderdiğini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım ile  ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden arasında bu konunun görüşüldüğünü hatırlattı.
 
Bu sebeple FETÖ cephesinde iade korkusunun ortaya çıktığını kaydeden  Bozdağ, "Kanada, Brezilya, Belçika ve Norveç gibi ülkelere Gülen’in kaçabileceği,  bu ülkelerde bazı hazırlıklar yapıldığı yönünde bilgiler var ve biz bunları sayın  bakana da aktardık. Bu ülkelerin bazılarıyla aramızda iade sözleşmesi yok, ya da  onlar kendilerince bu ülkeleri daha güvenli görebilirler. Kaçış ihtimali  kapsamında bu ülke yönetimleriyle de birtakım irtibatlarının olması mümkün."  dedi.
 
ABD için Bin Ladin, Türkiye için Gülen
 
Bakan Bozdağ şunlar söyledi:
 
"Eğer bu kadar suç işlemiş olan ve bu kadar cinayette eli olan ve  halen terör eylemlerine devam eden bir terör örgütü liderini iadesine karar  verilmezse Türk-Amerikan ilişkileri çok kötü bir biçimde etkilenir. Bundan  kuşkunuz olmasın. ABD için Usame bin Ladin ne anlam ifade ediyorsa Türkiye için  de Fetullah Gülen o anlama geliyor. Bunun Türk halkında ve Türkiye yönetiminde  doğuracağı olumsuzluğu herkesin şimdiden görmesi lazım. Bizim dost ve müttefik  olarak bildiğimiz bir ülkede terörist Fetullah Gülen’in elini kolunu sallayarak  eylemlerine devam etmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Bu ilişkilerimize çok  büyük zararlar verecektir. Ben ABD’nin bir teröristle Türkiye’yi değiştirmeyeceğine dair umudumu hala koruyorum."
 
Adalet Bakanı Bozdağ, Amerikan halkının, Türk halkının bu konudaki  hassasiyetini anlamak için mutlaka empati yapması gerektiğine işaret ederek şu değerlendirmelerde bulundu:
 
"Eğer ABD Başkanı Sayın Obama ve ailesine suikast girişimi yapılmış  olsaydı, Kongre binası ve Beyaz Saray bombalanmış olsaydı, halkın üzerine tanklar  sürülmüş, helikopterlerden ve uçaklardan bombalar atılmış olsaydı ne düşünülürdü.  Neticede 241 ABD vatandaşı öldürülse, 2 bin 194 ABD vatandaşı da yaralansa bu işi  yapan terör örgütü üyelerinin bağlı olduğu örgüt lideri de Türkiye’de olsa ve  Türkiye de ABD’nin iade taleplerine olumlu veya olumsuz bir cevap vermemiş olsa  ABD yönetimi ve Amerikan halkı ne hissederdi?"
 
Geçici tutuklama talebinin güçlü delilleri
 
241 kişinin öldürülmesine yol açan talimatların ABD’de yaşayan yaşlı  bir din adamı gibi görülen Fetullah Gülen tarafından verildiğinin kanıtlarıyla  ortada olduğunu vurgulayan Bozdağ, "Çok net söylüyorum bizim geçici tutuklama  talebimizin olduğu dosya, bu olayların arkasında Fetullah Gülen’in olduğunu  tartışmaya hiç mahal bırakmayacak şekilde hukuken ortaya koymaktadır." şeklinde  konuştu.
 
FETÖ'nün ABD'deki okullarına da temas eden Bozdağ, ABD yetkililerinin  bu okulları finansal olarak yakından inceleyip okullar ve diğer kurumlar  arasındaki para trafiğine bakması gerektiğini dile getirdi.
 
FETÖ’nün ABD’de 150'ye yakın sözleşmeli okulu olduğunu ve bu okullara  eyalet bütçelerinden yıllık yaklaşık 500 milyon dolar para aktarıldığını  hatırlatan Bozdağ, "Bu paralar ABD’nin parayı aktarma hedefleri doğrultusunda  kullanılıyor mu kullanılmıyor mu, buna ABD yönetimi baksın. Bu paralar kamuoyu  oluşturmak, PR oluşturmak için kullanılıyor mu kullanılmıyor mu? Türkiye’den çok  sayıda öğretmen getiriyorlar, peki ABD’de liyakat sahibi öğretmenler yok mu?  Ayrıca Türkiye’den FETÖ’nün ABD ayağına çok ciddi para transferleri yapıldığını  yürüyen soruşturmalardan görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
 
"Kara para aklama konusunda FETÖ’nün eline su dökecek ikinci bir  örgüt yoktur"
 
Bakan Bozdağ, "ABD yönetimine sesleniyorum: FETÖ’nün para  hareketlerini bir izleyin, nerelere ne harcıyorlar bir takip edin. İzlediklerinde  Türkiye’nin dediklerinin haklı olduğunu görecekler.  Kara para aklama konusunda  FETÖ’nün eline su dökecek ikinci bir örgüt yoktur." ifadelerini kullandı.
 
Darbe teşebbüsünün başlı başına bir suç olduğunu ve Bylock’un da örgüt  mensuplarının kendi aralarındaki eylemleri organize etmek için kullandıkları özel  bir yazışma programı olduğunu anlatan Bozdağ, bu programı kullananların FETÖ  mensubu olduklarının kesin olduğunu vurguladı.
 
"Bylock’a girenlerin tamamı FETÖ üyeleridir"
 
Son zamanlarda Bylock’un delil vasfını sulandırmak için bir kampanya  yürütüldüğünü kaydeden Bozdağ, "Bylock’a referansla giriliyor, sistemin sizi  onaylaması gerekiyor, ardından şifre veriliyor. Dolayısıyla bu uygulamanın online  bir mağazadan indirilip de gelişigüzel kullanılması mümkün değil. Bylock’a  girenlerin tamamı FETÖ üyeleridir." şeklinde konuştu.
 
Rıza Sarraf davası
 
Rıza Sarraf konusunda da değerlendirmeler yapan Bozdağ, "Sarraf ancak  ABD vatandaşlarına uygulanacak bir kanunla yargılanıyor. Türk vatandaşı olduğu  için ona bu kanunun uygulanması mümkün değil. Eğer buna dair bir şey varsa  yargılamanın Türkiye’de Türk kanunlarına göre yapılması gerekir." dedi.
 
Bu yargılamanın siyasi bir hedef de güttüğünü düşündüklerini belirten  Bozdağ, "Bu konunun güçlü bir hukuki temeli yok bize göre. Sayın  Cumhurbaşkanımızın ve değerli eşinin ismini de bu dosyanın içine katarak Sarraf  üzerinden Cumhurbaşkanımızı itibarsızlaştırmak için de kullanılıyor. Savcının ve  hakimin Türkiye ile ilgili açıklamalarına baktığınızda durumu görüyorsunuz."  ifadelerini kullandı.
 
Yargılamayı yapan hakim ile ilgili daha önce açıklama yaptığını  söyleyen Bozdağ, söz konusu hakimin FETÖ organizasyonuyla Türkiye’ye gelmiş ve  17-25 Aralık sürecine yönelik bir toplantıda Türk hükümetine ve Türkiye’ye  yönelik ağır eleştiriler yapmış bir isim olduğunu kaydetti. Böyle bir durumda  tarafsızlıktan bahsedilemeyeceğini vurgulayan Bakan Bozdağ, "Bu kişilerin  Türkiye’ye bakışları çok net. Dolayısıyla bu dosyada hukuki olmaktan ziyade  siyasi değerlendirmeler yapılıyor. Bizim görüşümüz budur. Bunun Türkiye’yi  rahatsız ettiğini de her platformda dile getiriyoruz." diye konuştu.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 68 defa okunmuştur
Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Haber Spot | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.